<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	
	>
<channel>
	<title>
	Mutlu   İnsanlar   Ülkesi için yorumlar	</title>
	<atom:link href="https://www.mutluinsanlarulkesi.com/comments/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.mutluinsanlarulkesi.com/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 21 Jan 2026 14:57:35 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>
		Size Ölmeyi Emrediyorum. MUSTAFA KEMAL.15 Nisan 1915 yazısına Hilmi A. tarafından yapılan yorumlar		</title>
		<link>https://www.mutluinsanlarulkesi.com/size-olmeyi-emrediyorum-mustafa-kemal-15-nisan-1915/#comment-82628</link>

		<dc:creator><![CDATA[Hilmi A.]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Jan 2026 14:57:35 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mutluinsanlarulkesi.com/?p=4656#comment-82628</guid>

					<description><![CDATA[&lt;a href=&quot;https://www.mutluinsanlarulkesi.com/size-olmeyi-emrediyorum-mustafa-kemal-15-nisan-1915/#comment-82616&quot;&gt;Anonim&lt;/a&gt; yorumuna yanıt olarak.

Eyvallah gardaşımm..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.mutluinsanlarulkesi.com/size-olmeyi-emrediyorum-mustafa-kemal-15-nisan-1915/#comment-82616">Anonim</a> yorumuna yanıt olarak.</p>
<p>Eyvallah gardaşımm..</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Size Ölmeyi Emrediyorum. MUSTAFA KEMAL.15 Nisan 1915 yazısına Anonim tarafından yapılan yorumlar		</title>
		<link>https://www.mutluinsanlarulkesi.com/size-olmeyi-emrediyorum-mustafa-kemal-15-nisan-1915/#comment-82616</link>

		<dc:creator><![CDATA[Anonim]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Jun 2023 21:41:25 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mutluinsanlarulkesi.com/?p=4656#comment-82616</guid>

					<description><![CDATA[Ellerinize saglik komutanim, saygilarimla.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ellerinize saglik komutanim, saygilarimla.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Haberin Var mı? Can Yücel &#8211; Edip Akbayram yazısına Hilmi A. tarafından yapılan yorumlar		</title>
		<link>https://www.mutluinsanlarulkesi.com/haberin-var-mi-can-yucel-edip-akbayram/#comment-81297</link>

		<dc:creator><![CDATA[Hilmi A.]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Nov 2022 17:43:47 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.mutluinsanlarulkesi.com/?p=1480#comment-81297</guid>

					<description><![CDATA[&lt;a href=&quot;https://www.mutluinsanlarulkesi.com/haberin-var-mi-can-yucel-edip-akbayram/#comment-80661&quot;&gt;Muhterem&lt;/a&gt; yorumuna yanıt olarak.

inceleyip düzelteceğiz... teşekkür ederiz..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.mutluinsanlarulkesi.com/haberin-var-mi-can-yucel-edip-akbayram/#comment-80661">Muhterem</a> yorumuna yanıt olarak.</p>
<p>inceleyip düzelteceğiz&#8230; teşekkür ederiz..</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Haberin Var mı? Can Yücel &#8211; Edip Akbayram yazısına Muhterem tarafından yapılan yorumlar		</title>
		<link>https://www.mutluinsanlarulkesi.com/haberin-var-mi-can-yucel-edip-akbayram/#comment-80661</link>

		<dc:creator><![CDATA[Muhterem]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Aug 2022 17:43:41 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.mutluinsanlarulkesi.com/?p=1480#comment-80661</guid>

					<description><![CDATA[Seni seven öldü zalım
Şiirinin altına Can Yücel yazılmış.
Bu şiir Hasan Hüseyin Demirel&#039;e ait değil mi?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Seni seven öldü zalım<br />
Şiirinin altına Can Yücel yazılmış.<br />
Bu şiir Hasan Hüseyin Demirel&#8217;e ait değil mi?</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Cumhuriyeti kimler kurdu? yazısına Ayşegül Şimşek tarafından yapılan yorumlar		</title>
		<link>https://www.mutluinsanlarulkesi.com/cumhuriyeti-kimler-kurdu/#comment-79549</link>

		<dc:creator><![CDATA[Ayşegül Şimşek]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Oct 2021 16:52:48 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mutluinsanlarulkesi.com/?p=4518#comment-79549</guid>

					<description><![CDATA[Söz verdik..sonsuza kadar sürecek...!!
O kadar duygulandım ki..<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f622.png" alt="😢" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Elinize ve Yüreğinize sağlık..<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f64f.png" alt="🙏" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Söz verdik..sonsuza kadar sürecek&#8230;!!<br />
O kadar duygulandım ki..😢 Elinize ve Yüreğinize sağlık..🙏</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Cumhuriyeti kimler kurdu? yazısına Mehtap tarafından yapılan yorumlar		</title>
		<link>https://www.mutluinsanlarulkesi.com/cumhuriyeti-kimler-kurdu/#comment-79548</link>

		<dc:creator><![CDATA[Mehtap]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Oct 2021 16:30:57 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mutluinsanlarulkesi.com/?p=4518#comment-79548</guid>

					<description><![CDATA[Offf offfff... Müthiş bir çağlayıştı. Gönülden tebrikler... <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f1f9-1f1f7.png" alt="🇹🇷" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f1f9-1f1f7.png" alt="🇹🇷" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f1f9-1f1f7.png" alt="🇹🇷" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Offf offfff&#8230; Müthiş bir çağlayıştı. Gönülden tebrikler&#8230; 🇹🇷 🇹🇷 🇹🇷</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Atatürk kimdir? UNESCO&#8217;nun 152 ülkesinin OYBİRLİĞİ ile yaptığı  ATATÜRK tanımlaması.. yazısına Serdar Yıldırım tarafından yapılan yorumlar		</title>
		<link>https://www.mutluinsanlarulkesi.com/ataturk-kimdir-unesconun-152-ulkesinin-oybirligi-ile-yaptigi-ataturk-tanimlamasi/#comment-79273</link>

		<dc:creator><![CDATA[Serdar Yıldırım]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Jun 2021 21:19:09 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.mutluinsanlarulkesi.com/?p=461#comment-79273</guid>

					<description><![CDATA[DEDEM ADEM YILDIRIM&#039;IN KURTULUŞ SAVAŞI ANILARI
Yıl 1921
Anadolu düşman kuvvetleri tarafından kuşatılınca, Mustafa Kemal, Türk Ordusu&#039;nu, Sakarya Irmağı&#039;nın doğusuna çekmiş. Burada 1.5 yıl genel bir taarruz için, hazırlık yapmış. Bu hazırlıklar sırasında şehirlerden, kasabalardan, köylerden, Mustafa Kemal&#039;in çağrısına uyarak gelen binlerce genç varmış. Bunlardan birisi de,  dedem Adem Yıldırım&#039;mış. O zamanlar henüz 19 yaşında olan dedem 1.90&#039; a yaklaşan boyu ve sırım gibi vücuduyla gözünü budaktan sakınmaz, korkusuz, mert, yiğit bir köy delikanlısıymış. Ordugahta geçen ilk günler, yürüyüş talimleri, silah tutuş, kullanış ve atış çalışmaları derken, günlerden bir gün Mustafa Kemal yanında kurmay subayları olduğu halde yenice oluşturmaya çalıştığı Türk Ordusu&#039;nu denetime çıkmış. 
Dilerseniz bundan sonrasını dedem anlatsın:    O gün öğle vakitleriydi. Geniş ovada pek çok alay, tabur, bölük, Mustafa Kemal Paşa tarafından teftiş ediliyordu. Paşa, eseri olan Türk Askeri&#039;ne sağ elini hiç indirmeden selam vererek geliyordu. Arada bir, Merhaba asker, diyor, biz de sağ ol diyorduk. Ben uzun boylu olduğum için, bölüğün başındaydım. Mustafa Kemal Paşa Hazretleri geldi tam önümde durdu. Merhaba asker, dedi. Biz, sağ ol, dedik. Yüzünü bize döndü. Rahat, dedi. Biz de, tüfeklerimizi indirdik. Rahat pozisyonuna geçtik. Bir metre kadar önümdeydi. Bir an göz göze geldik. O deniz mavisi gözleri, inanılmaz etkileyici bakıyordu. Sanki her an insanın üstüne atılacakmış gibiydi. Gözlerim karardı, başım döndü. Rahat pozisyonunda olmam beni kurtardı. Kabzası yere dayalı tüfeği sıkı sıkı tuttum, dayandım ve yere düşmedim. Aradan bunca yıl geçmesine karşılık o çelik bakışları hiç unutmadım. 

xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx 

O yıllarda Yunan Ordusu Anadolu içlerine doğru ilerliyordu. Adem Yıldırım, Yunanlının geldiğini duyunca köydeki genç, çocuk, kadın, ihtiyar kim varsa toplayıp köyün ilerisindeki dağa götürmüştü. Orada köylüleri emin bir yere gizledikten sonra, elinde mavzeriyle geri dönerek, ağaçların arasına saklanıp, köyü seyre dalmıştı. Acaba Yunan askerleri köyde ne yapacaktı?
Adem Yıldırım az sonra kendi evinden feryatlar duymaya başlamıştı. Evde neler oluyordu?
Yunan askerleri, köyün zenginini yakalamışlar ve konuşturmak için, işkence ediyorlardı:  Söyle Türko, altınlar nerede? 
Yunan askerleri, acımadan elleri, ayakları bağlı adamı evdeki ocağın içinde yanan odun ateşine doğru sürüyordu:  Konuş Türko, altınları nereye sakladın? 
Zavallı adamın ayak parmakları ve bilekleri yanmıştı. Yunan askerleri, onu daha da ateşin içine itiyordu. 
Bu arada Adem Yıldırım sesinden tanıdığı köyün zengininin yürek parçalayan feryatlarına dayanamamış ve evin yanındaki tarabalığa tüfeğiyle iki el ateş etmiş. Tüfekle ateş edildiğini duyan Yunan askerleri, Türk askerleri geliyor zannedip, kaçıp gitmişler. Bunun üzerine Adem Yıldırım eve gelmiş ve yarı beline kadar ateşte yanmış ve ölmüş olan adamı ateşin içinden çıkarmış.  Daha sonra olayı öğrenen ve çok üzülen zengin adamın karısı evlerinin ahırına, toprak altına gizledikleri bir teneke altını, Ankara&#039;daki Mustafa Kemal Paşa&#039;ya ulaştırılmak üzere, Türk subaylarına teslim etmiş. 
Ben çocukken, her yıl yaz tatilinde bir haftalığına köye giderdik. Dedem her gidişte gerçekten yaşadığı bu olayları bana anlatır ve Serdar, yaz bunları, derdi. Ben de, merak etme, dede, mutlaka yazarım, derdim. İşte, bu hikayeler, dedemin bana anlattığı hikayelerdir. Dedemi son olarak on üç yaşındayken görmüştüm. Otuz yedi yıl sonra bu anıları yazmak nasip oldu. Umarım okuyanlar, Mustafa Kemal Atatürk&#039;ü ve Cumhuriyeti çok severler. Atatürk&#039;ün devrimlerine sahip çıkarlar ve savaşın ne kadar acımasız olduğunu anlarlar. Kurtuluş Savaşı kolay kazanılmadı. Sevgiyle kalın. 

Yazan: Serdar Yıldırım]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>DEDEM ADEM YILDIRIM&#8217;IN KURTULUŞ SAVAŞI ANILARI<br />
Yıl 1921<br />
Anadolu düşman kuvvetleri tarafından kuşatılınca, Mustafa Kemal, Türk Ordusu&#8217;nu, Sakarya Irmağı&#8217;nın doğusuna çekmiş. Burada 1.5 yıl genel bir taarruz için, hazırlık yapmış. Bu hazırlıklar sırasında şehirlerden, kasabalardan, köylerden, Mustafa Kemal&#8217;in çağrısına uyarak gelen binlerce genç varmış. Bunlardan birisi de,  dedem Adem Yıldırım&#8217;mış. O zamanlar henüz 19 yaşında olan dedem 1.90&#8242; a yaklaşan boyu ve sırım gibi vücuduyla gözünü budaktan sakınmaz, korkusuz, mert, yiğit bir köy delikanlısıymış. Ordugahta geçen ilk günler, yürüyüş talimleri, silah tutuş, kullanış ve atış çalışmaları derken, günlerden bir gün Mustafa Kemal yanında kurmay subayları olduğu halde yenice oluşturmaya çalıştığı Türk Ordusu&#8217;nu denetime çıkmış.<br />
Dilerseniz bundan sonrasını dedem anlatsın:    O gün öğle vakitleriydi. Geniş ovada pek çok alay, tabur, bölük, Mustafa Kemal Paşa tarafından teftiş ediliyordu. Paşa, eseri olan Türk Askeri&#8217;ne sağ elini hiç indirmeden selam vererek geliyordu. Arada bir, Merhaba asker, diyor, biz de sağ ol diyorduk. Ben uzun boylu olduğum için, bölüğün başındaydım. Mustafa Kemal Paşa Hazretleri geldi tam önümde durdu. Merhaba asker, dedi. Biz, sağ ol, dedik. Yüzünü bize döndü. Rahat, dedi. Biz de, tüfeklerimizi indirdik. Rahat pozisyonuna geçtik. Bir metre kadar önümdeydi. Bir an göz göze geldik. O deniz mavisi gözleri, inanılmaz etkileyici bakıyordu. Sanki her an insanın üstüne atılacakmış gibiydi. Gözlerim karardı, başım döndü. Rahat pozisyonunda olmam beni kurtardı. Kabzası yere dayalı tüfeği sıkı sıkı tuttum, dayandım ve yere düşmedim. Aradan bunca yıl geçmesine karşılık o çelik bakışları hiç unutmadım. </p>
<p>xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx </p>
<p>O yıllarda Yunan Ordusu Anadolu içlerine doğru ilerliyordu. Adem Yıldırım, Yunanlının geldiğini duyunca köydeki genç, çocuk, kadın, ihtiyar kim varsa toplayıp köyün ilerisindeki dağa götürmüştü. Orada köylüleri emin bir yere gizledikten sonra, elinde mavzeriyle geri dönerek, ağaçların arasına saklanıp, köyü seyre dalmıştı. Acaba Yunan askerleri köyde ne yapacaktı?<br />
Adem Yıldırım az sonra kendi evinden feryatlar duymaya başlamıştı. Evde neler oluyordu?<br />
Yunan askerleri, köyün zenginini yakalamışlar ve konuşturmak için, işkence ediyorlardı:  Söyle Türko, altınlar nerede?<br />
Yunan askerleri, acımadan elleri, ayakları bağlı adamı evdeki ocağın içinde yanan odun ateşine doğru sürüyordu:  Konuş Türko, altınları nereye sakladın?<br />
Zavallı adamın ayak parmakları ve bilekleri yanmıştı. Yunan askerleri, onu daha da ateşin içine itiyordu.<br />
Bu arada Adem Yıldırım sesinden tanıdığı köyün zengininin yürek parçalayan feryatlarına dayanamamış ve evin yanındaki tarabalığa tüfeğiyle iki el ateş etmiş. Tüfekle ateş edildiğini duyan Yunan askerleri, Türk askerleri geliyor zannedip, kaçıp gitmişler. Bunun üzerine Adem Yıldırım eve gelmiş ve yarı beline kadar ateşte yanmış ve ölmüş olan adamı ateşin içinden çıkarmış.  Daha sonra olayı öğrenen ve çok üzülen zengin adamın karısı evlerinin ahırına, toprak altına gizledikleri bir teneke altını, Ankara&#8217;daki Mustafa Kemal Paşa&#8217;ya ulaştırılmak üzere, Türk subaylarına teslim etmiş.<br />
Ben çocukken, her yıl yaz tatilinde bir haftalığına köye giderdik. Dedem her gidişte gerçekten yaşadığı bu olayları bana anlatır ve Serdar, yaz bunları, derdi. Ben de, merak etme, dede, mutlaka yazarım, derdim. İşte, bu hikayeler, dedemin bana anlattığı hikayelerdir. Dedemi son olarak on üç yaşındayken görmüştüm. Otuz yedi yıl sonra bu anıları yazmak nasip oldu. Umarım okuyanlar, Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ü ve Cumhuriyeti çok severler. Atatürk&#8217;ün devrimlerine sahip çıkarlar ve savaşın ne kadar acımasız olduğunu anlarlar. Kurtuluş Savaşı kolay kazanılmadı. Sevgiyle kalın. </p>
<p>Yazan: Serdar Yıldırım</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Sezar, İskender, Napolyon ayağa kalkın, Büyüğünüz geliyor. 10 Kasım yazısına Serdar Yıldırım tarafından yapılan yorumlar		</title>
		<link>https://www.mutluinsanlarulkesi.com/sezar-iskender-napolyon-ayaga-kalkin-buyugunuz-geliyor/#comment-79272</link>

		<dc:creator><![CDATA[Serdar Yıldırım]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Jun 2021 21:15:31 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.mutluinsanlarulkesi.com/?p=466#comment-79272</guid>

					<description><![CDATA[GÜMÜLCİNE GÖÇMENİ 60 YAŞLARINDA AHMET BEY ANLATTI
&quot; Benim dedem Halil Çavuş Osmanlının son zamanlarında 21 yıl askerlik yapmış. Cephelerde savaşmış. İngiliz, Suriye&#039;de arapları kandırırmış. Getirdiğin her Osmanlı askeri için, sana bir reşat altını dermiş. Arap askeri, Osmanlı askerini bağlayıp getirirmiş. İngiliz, araba altını  verirmiş. İngiliz geri almasın diye, arap altını yutarmış. Sonra ingiliz Osmanlı askerini yüzükoyun boğazı raylara gelecek şekilde yatırırmış. Tren askerin üstünden geçermiş. İngiliz sonra kılıçla arabın karnını yarar, altını alırmış. 
Osmanlı askeri ile arap askeri cephede ingilize karşı savaşırken, arap, arkadaşı Osmanlı askerini siperde arkadan vururmuş. Mustafa Kemal Atatürk, bu durumu bildiği için, tayin olduktan sonra orduyu şimdiki sınırlara çekmiş.
Halil Çavuş, Cumhuriyet ilan olduğunda en çok sevinenlerden biriymiş. Şu araplardan kurtulduk, dermiş. Daha uzun yıllar yaşamış. Öldüğünde oğlu 75 yaşındaymış. Ahmet Bey şimdiki gençler bunları bilmiyor. Bilseler yanlış akımlara kapılmazlar, dedi.
&quot; Bu anlattıklarınızı gençlere ve genç kalmasını bilenlere duyurmama izin var mı? &quot; diye sordum. Ahmet Bey dikkatli bir şekilde gözlerime baktı. Başını salladı. İzin senin, dedi. 
&quot; Söylediklerimi hatırlayabilecek misin? İstersen bir kağıt kalem al, yaz, &quot; 
&quot; Merak etmeyin, virgülüne kadar beynime yazdım. Eve gidince defterime de yazarım. Dünya durdukça insanlar bunları unutmaz ve yanlıştan uzak kalırlar. &quot; 

Yazan: Serdar Yıldırım]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>GÜMÜLCİNE GÖÇMENİ 60 YAŞLARINDA AHMET BEY ANLATTI<br />
&#8221; Benim dedem Halil Çavuş Osmanlının son zamanlarında 21 yıl askerlik yapmış. Cephelerde savaşmış. İngiliz, Suriye&#8217;de arapları kandırırmış. Getirdiğin her Osmanlı askeri için, sana bir reşat altını dermiş. Arap askeri, Osmanlı askerini bağlayıp getirirmiş. İngiliz, araba altını  verirmiş. İngiliz geri almasın diye, arap altını yutarmış. Sonra ingiliz Osmanlı askerini yüzükoyun boğazı raylara gelecek şekilde yatırırmış. Tren askerin üstünden geçermiş. İngiliz sonra kılıçla arabın karnını yarar, altını alırmış.<br />
Osmanlı askeri ile arap askeri cephede ingilize karşı savaşırken, arap, arkadaşı Osmanlı askerini siperde arkadan vururmuş. Mustafa Kemal Atatürk, bu durumu bildiği için, tayin olduktan sonra orduyu şimdiki sınırlara çekmiş.<br />
Halil Çavuş, Cumhuriyet ilan olduğunda en çok sevinenlerden biriymiş. Şu araplardan kurtulduk, dermiş. Daha uzun yıllar yaşamış. Öldüğünde oğlu 75 yaşındaymış. Ahmet Bey şimdiki gençler bunları bilmiyor. Bilseler yanlış akımlara kapılmazlar, dedi.<br />
&#8221; Bu anlattıklarınızı gençlere ve genç kalmasını bilenlere duyurmama izin var mı? &#8221; diye sordum. Ahmet Bey dikkatli bir şekilde gözlerime baktı. Başını salladı. İzin senin, dedi.<br />
&#8221; Söylediklerimi hatırlayabilecek misin? İstersen bir kağıt kalem al, yaz, &#8221;<br />
&#8221; Merak etmeyin, virgülüne kadar beynime yazdım. Eve gidince defterime de yazarım. Dünya durdukça insanlar bunları unutmaz ve yanlıştan uzak kalırlar. &#8221; </p>
<p>Yazan: Serdar Yıldırım</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Sezar, İskender, Napolyon ayağa kalkın, Büyüğünüz geliyor. 10 Kasım yazısına Serdar Yıldırım tarafından yapılan yorumlar		</title>
		<link>https://www.mutluinsanlarulkesi.com/sezar-iskender-napolyon-ayaga-kalkin-buyugunuz-geliyor/#comment-79271</link>

		<dc:creator><![CDATA[Serdar Yıldırım]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Jun 2021 21:13:14 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.mutluinsanlarulkesi.com/?p=466#comment-79271</guid>

					<description><![CDATA[Mesaj yazan HilmiA.&#039; adındaki arkadaşa teşekkür ederim. Atatürk inanılmazı gerçekleştirmiş bir komutan ve devlet adamı. Atatürk çok büyük ve görkemli. Dünya Atatürk&#039;e hayran. Bunca yokluğun arasında nasıl başardı? İnsanlar, bin yıl sonra bile bu sorunun cevabını bulamayacaktır. 

Anneannem Kurtuluş Savaşı zamanında 14 yaşında bir kız çocuğuymuş. İnegöl Cuma Mahallesi&#039;nde - Yokuşta - yol kenarında evleri ve kocaman bir bahçesi varmış. Yunan askeri evin kapısını çalınca annesi onu evin yüklüğüne, yorganların arkasına saklarmış. Yunan askeri, on yumurta, iki tavuk. Haydi, çabuk çabuk dermiş. Annesi istediklerini verince giderlermiş. Anneannem bunları anlatırken, ben de çocuğum ya sorardım: Anneniz sizi neden dolaba saklıyor?
Anneannem: Öyle deme Serdar, beni alır giderler. Bir daha geri getirmezler. Bizim mahalleden kaç arkadaşımı götürdüler. Dönen olmadı.
O günlerin zorluğunu bilen ve yaşayan insanlar: Atatürk olmasaydı halimiz nice olurdu, der dururlardı. Atatürk&#039;ü sevelim. Devrimlerine sahip çıkalım. Başka Türkiye yok.
Serdar Yıldırım]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mesaj yazan HilmiA.&#8217; adındaki arkadaşa teşekkür ederim. Atatürk inanılmazı gerçekleştirmiş bir komutan ve devlet adamı. Atatürk çok büyük ve görkemli. Dünya Atatürk&#8217;e hayran. Bunca yokluğun arasında nasıl başardı? İnsanlar, bin yıl sonra bile bu sorunun cevabını bulamayacaktır. </p>
<p>Anneannem Kurtuluş Savaşı zamanında 14 yaşında bir kız çocuğuymuş. İnegöl Cuma Mahallesi&#8217;nde &#8211; Yokuşta &#8211; yol kenarında evleri ve kocaman bir bahçesi varmış. Yunan askeri evin kapısını çalınca annesi onu evin yüklüğüne, yorganların arkasına saklarmış. Yunan askeri, on yumurta, iki tavuk. Haydi, çabuk çabuk dermiş. Annesi istediklerini verince giderlermiş. Anneannem bunları anlatırken, ben de çocuğum ya sorardım: Anneniz sizi neden dolaba saklıyor?<br />
Anneannem: Öyle deme Serdar, beni alır giderler. Bir daha geri getirmezler. Bizim mahalleden kaç arkadaşımı götürdüler. Dönen olmadı.<br />
O günlerin zorluğunu bilen ve yaşayan insanlar: Atatürk olmasaydı halimiz nice olurdu, der dururlardı. Atatürk&#8217;ü sevelim. Devrimlerine sahip çıkalım. Başka Türkiye yok.<br />
Serdar Yıldırım</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Burçların EN çok öne çıkan özellikleri.. yazısına Anonim tarafından yapılan yorumlar		</title>
		<link>https://www.mutluinsanlarulkesi.com/burclarin-en-cok-one-cikan-ozellikleri/#comment-79005</link>

		<dc:creator><![CDATA[Anonim]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 31 Mar 2021 06:39:38 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mutluinsanlarulkesi.com/?p=1799#comment-79005</guid>

					<description><![CDATA[Seri katiller yengeç burcundan]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Seri katiller yengeç burcundan</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Neredesin Be Sevgili? Sümeyra Muştu OKŞAN yazısına Yağmur Irmak tarafından yapılan yorumlar		</title>
		<link>https://www.mutluinsanlarulkesi.com/neredesin-be-sevgili%ef%bb%bf/#comment-78985</link>

		<dc:creator><![CDATA[Yağmur Irmak]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Mar 2021 16:24:06 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mutluinsanlarulkesi.com/?p=2789#comment-78985</guid>

					<description><![CDATA[Çok güzel olmuş.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çok güzel olmuş.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Keşke Bilseydin.. Sümeyra Muştu OKŞAN yazısına Yağmur Irmak tarafından yapılan yorumlar		</title>
		<link>https://www.mutluinsanlarulkesi.com/keske-bilseydin-sumeyra-mustu-oksan/#comment-78984</link>

		<dc:creator><![CDATA[Yağmur Irmak]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Mar 2021 16:22:39 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mutluinsanlarulkesi.com/?p=3357#comment-78984</guid>

					<description><![CDATA[Çok güzel olmuş]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çok güzel olmuş</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
	</channel>
</rss>
