Hayır! Hayır! Hayır! Demenin 1001 Faydası

Hayır! Hayır! Hayır! Demenin 1001 Faydası

Hayır hayır hayır demenin kişiyi onurlu, kurumları daha güçlü, devletleri daha saygın yapabileceğini ilk defa yıllar önce  karşılaştığım bir kitapla fark ettim.  Duayen diplomat Kamuran İNAN’ın ‘Hayır Diyebilen Türkiye’ kitabı çok etkileyeci isi. O yıllarda Türkiye uluslar arası arena de her şeye Evet diyor, ezilen bir ülke imajı çiziyor,  bu da hem ülkede  şaşkınlık ve de öfkeyle karşılanıyordu. Kamuran İNAN da bu kızgınlıkla bir kitap yazmış ve hayır diyebilen bir Türkiye’nin neler kazanacağını anlatmıştı. Bir evetçi olarak kitap oldukça ilgi çekici idi.

Sonraki yıllarda karşılaştığım bazı olaylarda bu konuyu dahah da çok öne çıkardı.

Hayırcıların daha dingin, daha kendiyle barışık, daha onurlu bir yaşam sürerken evetçilerin ise zihinsel olarak olarak bir kaos ve karmaşa içinde olduklarını ve bunun sebebini bir türlü kestirmediklerini  gördüm.  Üzerlerine düşeni her şeyi fazlasıyla yapıyorlardı ama hem aşkta hem işte işler hep ters gidiyordu.

Bu yazının amacı  hayatımızda  kavgaya,  karışıklığa veya  kaos yaratmaya bir çağrı değil. Evet, her alanda mutlu  ve huzurlu bir hayat için kesinlikle uyumlu olmalıyız. Ama herkesin görevini yaptığı yerde. Sen de çalışacaksın eşinde, ama ev işini sadece sen yapacaksın. İş arkadaşının  patronla arası iyi diye mesaiye sen kalacaksın,  yazıcı  asker komutana yakın diye her gece 3-5 nöbetini sen tutacaksın, eşin mutlu olsun da evde  sorun çıkmasın anneni ziyarete gizli gideceksin. Niye?!!. Niye biliyor musunuz? Korkudan!. Hayır diyememek en büyük korkaklıkmış çünkü.

Bizim toplum zaten uyum olmak adı altında bireyi köleleştiren bir yapıya sahip.   Çocuğu okula, oğlanı askere gönderirken, kızı gelin ederken  g,tt,ğ, yerde  sorun çıkarmamasını isteriz. Çünkü sebep sonuç ilişkisi kurarak sorunları çözecek gücümüz; sorgulamak, yüzleşmek, anlamak çözüm bulmak yolunu izlemeyi öğreten bir eğitim sistemimiz de yok.  Kaç kurtul, görme ilgilenme, önemseme de nereye kadar?

Bu arada sadece kişilere değil, fazla yemeğe, fazla tv seyretmeye, fazla  oyuna fazla konuşmaya sohbete de hayır;  yani kendimize de..

Aşağıda listeler otoritelerin tespitlerinden derlenmiştir.

Neden hayır diyemiyoruz?

  • Başarı korkusundan (başarırsam sonra ne yaparım?)
  • Başarısızlık korkusundan (ya beceremezsem)
  • El alem ne der korkusundan
  • Yalnızlık kalırım korkusundan
  • Kavga ederim, çatışırım korkusundan
  • Gelişmekten, değişmekten korkumuzdan(bilinmeyen korkutur)
  • Sevilme isteğinden (sevilmediğini düşünenler çok yemek yermiş)
  • Kendimizi tanımadığımızdan
  • İşimizin gereğini tam olarak bilmediğimizden
  • İşimizin hakkını tam olarak veremeyeceğimizi düşündüğümüzden
  • Kendimizi ifade edemediğimizden
  • Utandığımızdan
  • Sorumluluk almadığımızdan
  • Suçluluk duygusundan
  • Kendi kendimize yetmeyeceğimizi düşündüğümüzden
  • Özgüven eksikliğinden
  • Önceliklerimizin belirsizliğinden
  • Sınırlarımızı belirlemediğimizden
  • Sebep sonuç ilişkisi kuramadığımızdan
  • Ne istediğimizi bilmediğimizden
  • Ne istemediğimizi bilmediğimizden
  • Bunu yemezsem annem üzülür
  • Bu işe girmezsem babam üzülür
  • Bunu almasam kızım üzülür
  • İzin vermezsem oğlum üzülür
  • Borç  vermezsem arkadaşımı kaybederim
  • Başım ağırırsa eşimi kaybederim
  • Mesaiye kalmazsam işimi kaybederim
  • Beceriksiz derler
  • Kötü derler
  • Uyumsuz derler
  • Bencil derler
  • Korkak derler
  • Parası yok derler, üstüme gülerler
  • Parası çok derler, borç isterler
  • Emeğim boşa gider
  • ÖZET: Hayır diyememenin temelinde aslında KORKU vardır.

Hayır dersek ne olur?

  • Saygınlığın artar
  • Ezilmezsin, onurlu gururlu olursun
  • Hayatınla ilgili kararları kendin alırsın
  • Kimse sana ne yapacağını söyleyemez
  • Çevreniz ile barış içinde yaşarsınız
  • Kendinizi değersiz hissetmezsiniz.
  • İstemediğin şeyleri yapmak zorunda kalmazsın
  • Kendinle barışırsın
  • İç huzurun artar
  • Daha az stres yaşarsınız.
  • Daha enerjik ve neşeli olursun
  • Dingin bir hayatın olur
  • İşlerinizi zamanında bitirirsiniz
  • Uykunuz düzene girer
  • Sanal bir dünyada yaşamazsın
  • Yalan söylemek zorunda kalmazsın
  • Gerçek dostların olur
  • Konuştuğunda herkes seni dinler
  • Kendine ayıracak vaktin olur
  • Daha çok tasarruf yaparsın
  • Gerçek sevenlerin yanında olur

HAYIR DE Kİ; FERHAT OLSUN DAĞLARI DELSİN,  MECNUN OLSUN ÇÖLLERE DÜŞSÜN,  KEREM OLSUN YANSIN BİTSİN KÜL OLSUN… 🙂

Hatırlarsınız fıkrayı.  Nasrettin Hoca bir gün yanına oğlunu ve eşeğini almış pazara gidiyormuş. Yolda karşıdan gelen bir adam demiş ki, “ya sizde hiç akıl yok mu, neden biriniz binmezsiniz eşeğe.” Evet demiş Hoca adam haklı binmiş eşeğe. Biraz sonra bir başkasıyla  karşılaşmışlar, adam demiş ki “ya ne günlere kaldık, koca adam eşeğe binmiş şu sabi yürüyor, hiç mi vicdan  yok sende.” Hoca evet demiş ya bu da haklı, kendi inmiş çocuğu bindirmiş,  biraz sonra  birisi “şuna bak, genç adam eşekte ihtiyar yürüyor olmaz öyle” demiş hoca buna da evet demiş, ikisi de birlikte binmişler eşeğeee. Bu sefer karşıdan gelen biri  “yav,  şu öğlen sıcağında iki koca adam binmişsiniz şu dilsiz zavallı hayvanın  üstüne, siz de hiç mi insaf yok” deyince Hoca dönmüş oğlunademiş ki; “Oğul gel biz eşeği sırtlayalım bu dertten kurtulalım.”

Evet sayın evetçiler,  yerinde ve zamanında ve de kararında hayır demezseniz şayet  eşeği sırtlarız.. 🙂 🙂

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.