Oysa Ne Kadar Özgürmüşüz – Sümeyra Muştu OKŞAN

Mart ayını kendimi bildim bileli baharın ilk ayı diye sevinçle ve umutla beklerim.

Çünkü doğanın kış uykusundan uyanışıyla meydana gelen mucizeler saymakla bitmez…

Toprak olabildiğince yemyeşil örtüsüne kavuşur,ağaçlar rengarenk çiçeklerini açar, kuşlar daha çok cıvıldar, papatyalar ve gelincikler kaplar heryeri…

Ve insan derki ;bak doğa yeniden canlandı ,bir kez daha bahar geldi…

Türkiye’ye 2020 yılının Mart ayı maalesef Covid-19 virüsüyle geldi.

Zaten Aralık ayından beri Çin de başlayan bu ölümcül virüsün adını her geçen gün daha çok duyar olmuştuk ama çok uzaktı.

Gerçekten de ateş düştüğü yeri yakar sözü çok doğruymuş.

Ne zaman ki 11 Mart günü Türkiye’de ilk ölümü vakası gerçekleşti, işte biz o zaman anladık tehlikenin büyüklüğünü.

Ve ne kadar hazırlıksız olduğumuzu.

Ne maske almıştık ne dezenfektan.

Önce etrafımızdaki eczanelere sorduk bulamadık.

İnternetten baktık fiyatları almış başını gitmiş.

Kendimiz yaptık kendi maskemizi.

En iyi dezenfektan sabundur diyor zaten hekimler dedik, 20 saniye kuralına uyarak ellerimizi sık sık yıkar olduk.

Doğruya doğru biz de dolabımıza en azından 5 -6 gün yetecek kadar erzak aldık.Ama asla gereksiz bir şey almadık.

Ve hep evde kaldık,evde kalmaya da devam edeceğiz…

Aslında bu kadar basit bir çözümü var bu virüsten kurtulmanın, EVDE KALMAK…

Ama bunu anlamamakta ısrar edenler oldu.

Pikniğe giden mi ararsın, sahilde spor yapan mı, kahvede, cafede oturup muhabbet eden mi?  Zevk için bu dışarı çıkanlar yüzünden gerçekten işe gitmesi gereken insanlar zor duruma düştü.

Sonra  sıra sıra yasaklar geldi, gelmeye de devam edecek. Bu illetten korunmanın yolu alınan tedbirlere sıkı sıkıya uymak.

..

Meğer ne kadar özgürmüşüz bizler…

Sabah kalkıp evden çıkabilmek,korkmadan insanlarla günaydınlaşmak, selamlaşmak, sohbet edebilmek, otobüse binebilmek,i şimize gidebilmek ne kadar güzelmiş.

Ne sosyal mesafe gerekliydi ,ne maske,ne eldiven…

Bırakın bunları yapmayı zorunlu ihtiyaçlar için markete gitmekten korkar olduk…

Kapı kolları risk,asansörler risk,dokunduğumuz her türlü yüzey risk,marketten alıp getirdiklerimizin dış yüzeyleri risk…

Risk listesi saymakla bitmez.

El yıkamaktan sadece ellerimiz değil barajlarda kuruyor.

Yani bu virüs ile dikkat etmediğimiz pek çok şeye dikkat etmeyi öğrendik ;

El hijyenini, sağlığı korumanın, bilinçsizce akıttığımızın suyun değerini,  her şeyden önemlisi  rahatça ve özgürce aldığımız derin nefesi..

Ve de sahip olduklarımızın kıymetini…

Meğer ne kadar özgürmüşüz değil mi?

..

Sümeyra Muştu OKŞAN

29 Mart 2020

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.